TEMEL İNGİLİZCE TÜRKÇE HUKUK SÖZLÜĞÜ - V

A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R -  S - T - U - V - WYZ

vacation — mahkemelerin tatili 

vaccination — aşı

vagabond (or vagrant) — serseri

valid in law — hukuken muteber

validity of marriage (circumstances affecting the - ) — evlenmede sakatlar (noksanlar)

valuable consideration — tam karşılık (ivaz); hukuki sebep

valuables — kıymetli eşya

valuation — kıymet takdiri

value — kıymet

value (insurable-) — sigorta değeri

value (market - ) — piyasa fiyatı, piyasa rayici

value (nominal-) — itibarî kıymet

valued policy — takselenmiş poliçe

valuer (or valuator) — muhammin

variable rules — tefsiri hükümler 

variance — tezat

variety — nevi, cins, çeşitlilik

vary — değiştirmek, Islah etmek

vassalage — vasallık

vender (or vendor) — bâyi, satıcı

venditioni exponas — haczedilen malları aleni satışa çıkarmak emri

venire facias ad respondendum — celpname

venter — ana rahmi

venture — teşebbüs

venue — yetki (selâhiyet) dairesi, yargılama yeri

verba accipienda sunt secundum subjeetum materiei — kelimeler konuya göre tefsir edilmelidir

verba chartarum fortius accipiuntur contra proferentem — bir senedin kelimeleri onları kullanan aleyhinde sert olarak tefsir edilmelidir

verba cum effectu accipienda sunt — kelimeler, bir manayı vermek üzere tefsir olunur

verba generalia restriııguntur ad habilitatem rei vel aptitudinem personae — genel kelimeler konuya veya şahsın kabiliyetine göre özel olarak tefsir olunur 

verba intentioni, non e contra, debent inservire — kelimeler niyete yaramalıdır yoksa aksine değil 

verba ita sunt intelligenda ut res magis valeat quam pereat — kelimeler, muameleyi hükümsüz kılmak üzere değil, bunu muhafaza etmek üzere tefsir edilmelidir

verba posteriora, propter certitudinem addita ad priora, quare certitudine indigent, sunt referenda — teyit ve takviye maksadıyla sonradan kullanılan kelimeler takviye ettikleri daha evvelki kelimelere uygun olarak anlaşılmalıdır

verba relata hoc maxime operıntur per referentiam ut in eis inesse videntur — bir senette atfedilen kelimeler senedin kendisinde kullanılmış gibi müessirdir

verbal — sözlü, şifahî

verbatim — harf harf, aynen

verdict — jürinin hadise hakkında verdiği karar

verdict of guilty — jürinin verdiği mahkûmiyet kararı

verdict ( general - ) — bütün meseleye şamil olan jüri karan

verdict (special - ) — hadisenin yalnız bir kısmına şamil olan ve buna göre mahkemeye hüküm vermek salâhiyetini veren jüri karan

verge — Kralın mahkemesinin çevresi 

verification — tahkik, ispat

vessel — gemi

vessels — deniz nakil vasıtaları, gemiler

vested interest — müktesep hak

vesting assent — kaydıhayat şartiyle intifa hakkını miras yolu ile iktisap eden kimseye vasiyeti tenfiz memuru tarafından verilen teyid senedi

vesting deed —- arazi üzerinde kaydı hayat şartıyla intifa hakkım tayin eden senet

vesting order — temlik emri

vestry — muhtar heyeti

veterinary law — baytarlık hukuku

veto right — veto hakkı

vexatious actions — sırf ızıar kasdiyle açılan dâvalar

vi et armis — zorla

vicar — mahalle papazı

vice — kusur, ayıp

videlicet (kısaltılmış şekli; viz.) — yani, demek oluyor ki

vie (cestui que-) — üçüncü bir şahsın muayyen bir mamelekten istifade hakkının devanı-ı hayalına tabi olduğu kimse

view — mahallinde keşif (bk. Beyyine No. II, 1)

vigilantibus, non dormientibus, jura

subveniunt — uykuya dalmış olanlara değil, uyanık olanlara hukuk yardım eder

vill — nahiye, kasaba

villein — köle

villenage — kölelik

vinculum juris — hukuki ittisal

violation — ihlâl, tecavüz

violence — zorla tecavüz

violence (to do - to) — zorla ırzına geçmek

violenta praesumptio aliquando est plena probatio — önemli bir emare bazan tam bir delildir

vir et uxor censetur in lege una persona — kan koca hukuken tek bir şahıs sayılır

virtue (by or in - of) — binaen vis major — mücbir sebepler 

visa (or vise) — vize

viscount — vikont

visit (domiciliary-) — arama

visitor — müfettiş

viz. — bk. videlicet

void — bâtıl, hükümsüz

voidability — iptali kabil olma

voidable — iptali kabil

voidness — butlan

voire dire (examination upon the-) — hakikat söylemek vazifesinin tanığa hakim tarafından anlatılması

Voivode — voyvoda

volenti non fit injuria -—- muvafakat eden kimseye haksızlık yapılmaz

volition — irade, ihtiyar

voluntary — ivazsız, karşılıksız, ihtiyarî

voluntary sale by auction — ihtiyari artırma (bk. Artırma ve eksiltme)

voluntary stranding — karaya oturma (bk. Karaya oturma)

voluntary transference o f property without consideration — teberru 

voluntas in deiictis non exitus spectatur — suçlarda netice değil, kasıt nazara alınır

voluntas reputabatur pro facto — niyet fiil olarak kabul olunur 

voluntas testatoris est ambulatoria usque ad extremum vitae exitum — vasiyet eden kimse ömrünün sonuna kadar vasiyetnameden cayabilir

volunteer — gönüllü; ücretsiz olarak iş gören kimse; karşılıksız olarak

bir şey temellük eden kimse 

vote — rey

voting paper — rey puslası

vouch — tekeffül etmek

voucher —- kefil, zâmin; müsbit senet

voyage — deniz seyahati, sefer